İçeriğe geç

Raylı sistemde deprem hissedilir mi ?

Raylı Sistemde Deprem Hissedilir Mi?

Kayseri’nin o soğuk sabahlarından biriydi. Sonbaharın son demleri, etrafı sarı yapraklarla sararken, ben de işe gitmek için evden çıktım. Erken saatte trene binmek, adeta her günün bir ritüeline dönüşmüş gibi. Raylı sistem, benim için bir şey ifade etmiyor değildi, ama işte o sabah… O sabah her şey farklıydı.

Trenin camından dışarı bakarken, sabahın soğuk havası yüzüme vurdu. Yavaşça ilerleyen trenin içinde, sabahın o gri huzursuzluğunda bir yerlerde kaybolmuş gibi hissediyordum. Ama birden, içimi ürperten bir şey oldu. Tam o sırada, her şeyin normal gibi göründüğü o anda, tren hafifçe sallanmaya başladı. “Raylı sistemde deprem hissedilir mi?” diye düşündüm.

O Anı Hatırlamak

Bir an için ne olduğunu anlayamadım. Başım döndü mü, yoksa gerçekten bir şey mi oldu? Evet, tren biraz sallanmıştı, ama bu kadarına da gerek var mıydı? Yavaşça gözlerimi etrafa dikmeye çalıştım. İnsanlar ya uyuyordu ya da telefonlarına gömülmüşlerdi. Kimse bir şey fark etmemişti. Ama ben… Ben hala o sallantıyı hissediyordum. Kalbim hızla atmaya başladı. Bu hissi bir şekilde tanıyordum, çünkü Kayseri’de büyüdüm ve deprem, bizim için bir fobi gibi bir şeydi.

Bunun sadece bir sallantı olduğunu düşündüm, ama içimden bir ses “Hayır, bu gerçek olabilir” dedi. İnanılmaz bir şekilde, o an ne yapacağımı bilemedim. O sallantıyı, bir deprem hissiyle özdeşleştiriyor olamazdım. Ama ya bir deprem olursa?

O andan itibaren, içimde bir gerginlik hissettim. Raylı sistemin ne kadar güvenli olduğuna dair düşünceler geçmeye başladı kafamda. O an, trenin metal vagonlarının sesine odaklanarak, sakinleşmeye çalıştım. Ama hayal kırıklığı ve endişe içimi sardı. Ne kadar mantıklı olursa olsun, bu sorular kafamda dönüp duruyordu: Raylı sistemde deprem hissedilir mi?

Kendimi Kaybettiğim O An

Gözlerimi bir an için kapadım ve Kayseri’deki deprem geceleri aklıma geldi. O korkutucu anları hatırladım; evin içindeki her şeyin yerinden oynadığı, duvarların çatırdadığı, göğüs kafesinin sıkıştığı, ne yapacağımı bilemediğim o korku dolu anlar. O anları hatırladıkça, içimdeki endişe daha da büyüdü. Trenin içinde, o sessiz ortamda sanki her şey aniden değişecek gibi hissettim. O anda yaşadığım o hissi tarif etmek zor, çünkü hem “bu sadece küçük bir sallantıdır” diyordum hem de “belki de bu bir uyarıdır” diye içimden geçiriyordum.

Bir yanda hayatımı devam ettirme isteği, diğer yanda o küçük ama yoğun endişe hissi… O an ikisi arasında kalmıştım. Bazen, içimdeki duygular arasında gezinirken, birden fazla şeye odaklanmaya çalışırken gerçekten kayboluyorum. Bu da o anlardan biriydi, içimdeki sesler o kadar çığırından çıkmıştı ki, ne kendimi rahatlatabilirdim ne de sakinleşebilirdim.

“Ya Bir Şey Olursa?”

Bir süre sonra tren, alıştığım şekilde durdu. Sıra dışı bir şey olmamıştı, ama o an içimde oluşan gerginlik geçmemişti. İnsanlar yine hiç bir şey olmamış gibi hareket etmeye devam ediyordu. Ama benim içimde bir boşluk vardı. Yavaşça, trenden inmeye çalışırken, hala “Raylı sistemde deprem hissedilir mi?” sorusunun cevabını arıyordum. Cevap kesin değildi; çünkü trenin o sallanması, tıpkı bir doğal afetin uyarıcı küçük belirtileri gibi gelmişti. Ama kimse daha fazla sorgulamıyordu.

O an, bir şeyin farkına vardım: Hayat, ne kadar güvenli olursa olsun, bazen bir sallantı bile endişe yaratabiliyor. Bu kadar sağlam yapılar ve sistemler, birdenbire sanki ne kadar kırılganmış gibi görünebilir. Belki de hayatın her anı, olasılıklar üzerine kurulu bir bekleyiştir.

O Sallantı, Bir Hatırlatıcıydı

Gün boyu o sabah yaşadığım o sallantıyı düşündüm. Raylı sistemde deprem hissedilir mi, emin olamıyordum, ama hissettiğim şey, bir kaygıydı. Kaygı, hayatın kontrol edilemezliğinden doğar, bazen de sadece bir düşünceden. O sabah, bir anda kaybolmuş, kendimi yeniden bulmaya çalışıyordum.

Bazen düşündüm: Belki de hayat, küçük anların birikimiyle şekilleniyor. Raylı sistemde deprem hissedilir mi, evet, belki hissedilir. Ama o sallantının hissettirdiği şey, yalnızca fiziksel değil, duygusal bir sallantıydı. Bir uyarıydı. Belki de içimdeki o kaygıyı biraz daha dikkatle dinlemem gerekiyordu.

O sabah yaşadığım o anı, belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri olarak hatırlayacağım. Çünkü bazen, güvende hissettiğimiz yerlerde bile, bir şeyler bizi uyandırmak ister. O küçük sallantı, bana hayatın ne kadar belirsiz olduğunu, bazen küçük şeylerin bile büyük anlamlar taşıyabileceğini hatırlattı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet girişhttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net