İçeriğe geç

Mor soğanı sütle karıştırıp içince bakın ne oluyor ?

Mor Soğanı Sütle Karıştırıp İçince Bakın Ne Oluyor?

Bir sabah, uykusuz ve biraz da hüzünlüydüm. O kadar yorgundum ki, gözlerim hala uykudan uyanamamış gibiydi. Kayseri’nin soğuk havası, beni her zamanki gibi sarhoş etmişti. Soğuk, içimi ürpertiyor ama aynı zamanda uykumu da alıyordu. Bilirsiniz, bazı sabahlar vardır, kalkmak zor gelir; hele bir de uykusuzsanız. O sabah da işte öyle bir sabah oldu.

Bir Yudum Mucize

Yavaşça mutfağa gittim. Birkaç gün önce annemin yaptığı mor soğanı, mutfakta unutmuştum. Hem de o kadar unutmuştum ki, hala o soğanın kokusunu hafızamda hissedebiliyorum. Aniden, o an aklıma gelen bir şey vardı: Mor soğanı sütle karıştırıp içsem ne olurdu? Neden olmasın? “Bunun bir faydası olmalı” diye düşündüm. Hemen bu fikri düşünürken biraz da tuhaf, biraz da heyecanlı hissediyordum.

Süt ve Soğan: Birbirine Zıt Bir Buluşma

Mor soğan, her zaman biraz keskin kokar. Hafif acı, ama bir o kadar da tatlı. Süt ise tam tersi; yumuşak ve içten. Süt ve soğan, aslında ne kadar zıt iki maddeydi. İç içe geçtiğinde ne olurdu ki? Zihnimde canlanan bu soruyu, cevaplamak için bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bir süre düşündüm, sonra içimden bir ses: “Hayat da zaten bazen böyle değil mi?” dedi. Hani bazen karışması gereken iki şeyin bir araya geldiğinde, bazen büyülü bir şeyler ortaya çıkması gibi.

Hızla mor soğanı kesip, bir miktar sütle karıştırdım. Karıştırırken tuhaf bir şekilde kalbim hızlı çarpmaya başladı. “Ne oluyor, bu kadar heyecanlanmam normal mi?” diye düşündüm ama bir yandan da belki de doğru bir şey yaptığımı hissettim. Belki bu karışım, bana bir şeyler öğretecekti, ya da en azından biraz keyif verirdi.

İlk Yudum ve O An

İlk yudumu aldım. Dondum. Sütün yumuşaklığı, mor soğanın acılığıyla kesilmişti. Birbirine tamamen zıt olan bu tatlar, her yudumda daha bir netleşti. Başlangıçta gerçekten korkunçtu. Hani bazı şeyler vardır, gerçekten kötü olur ama bir türlü bırakamazsınız. İşte bu da öyleydi. Yavaşça sindirmeye çalıştım ama her geçen dakika içimde bir acı, bir hayal kırıklığı büyüdü. “Neden bunu yapıyorum?” dedim, içimdeki sesin söylediklerine kulak vererek. Ama bir yandan da, içimde bir umut vardı. Belki biraz farklı olurdu. Belki de yanlış yapmadım, kim bilir?

Hayal Kırıklığı ve Umut

Bir süre sonra, içimdeki hayal kırıklığı biraz azaldı, ama o tat hâlâ damaklarımdaydı. Ne kadar taze olursa olsun, soğanın acılığı, beni bir şekilde terk etmiyordu. Sütle karıştırdığımda da aslında acılığı biraz daha ortaya çıkarmıştım. Bu garip bir şekilde, bana bazen hayatta da öyle olmadığını hatırlattı. Bazen istediğimiz şeylerin, düşündüğümüz gibi olmayacağına dair küçük hatırlatmalar olur. Hani o kadar uğraşırsınız, sonrasında bir bakarsınız her şey tam tersi olmuştur.

Yine de, bir yandan da bir şeyin farkına vardım. Tıpkı bu soğan-süt karışımının bana hissettirdikleri gibi, hayatta her şeyin iyi gitmediği anlarda bile, umut vardır. Belki de her şeyin ters gitmesi, bizi başka bir yöne doğru yönlendiriyordur. Çünkü aslında, karışımdan aldığım acı bile, bana bir şeyleri hatırlatıyordu. Kötü bir şey olsa bile, sonunda bir çözüm bulabilirim. Ama o ilk şoku atlatmak, gerçekten çok zorlayıcıydı.

Bazı Sorular ve Yeni Bir Başlangıç

Bir süre düşündüm. Bu kadar kötü bir tatla ne yapmalıyım? Mor soğanı sütle karıştırmak hatalı bir seçim miydi? Bir yandan da “hayatta da böyle değil mi?” dedim. Bazen doğru bir karar verdiğimizi düşündüğümüzde, bir şeyler ters gider. Ama bu terslikler, bazen insanı daha güçlü kılar. Belki de her şeyin sonunda insan, o acı tatları kabullenmeyi öğrenir. İşte bu karışım, bana biraz da olsa, sabrı öğretti. Başka bir zaman belki bu karışımdan daha fazlasını öğrenirim, kim bilir? Belki de hayatımda bir yerlerde, sütle karışan soğanı tekrar denemeliyim. Kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet girişhttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net