Sevgili Liderplus ziyaretçileri, bugün “Mak mek çekim eki mi” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
Bir Defter Sayfasında Saklı Kalan Soru: “Mak Mek Çekim Eki mi?”
Kayseri’de kışın erken kararan akşamlarından biriydi. Penceremin kenarında oturmuş, elimde yıllardır kullandığım eski defterimle yine kendi içime dönmüştüm. Ben 25 yaşındayım ve günlük tutmayı hayatımın küçük ama vazgeçilmez bir parçası hâline getirdim. Bazen bir gün içinde yaşadığım en küçük ayrıntıyı bile yazarım. Çünkü bazı duyguların insanın içinde kalınca ağırlaştığını düşünüyorum.
O akşam defterime birkaç cümle yazarken karşıma bir soru çıktı:
“Mak mek çekim eki mi?”
Bu basit görünen soru, aslında bana yalnızca bir dil bilgisi konusunu hatırlatmadı. Çocukluğuma, okul yıllarıma, kendimi eksik hissettiğim zamanlara ve öğrenmenin insana verdiği o garip heyecana götürdü.
Bazen bir kelime, bir soru veya küçük bir bilgi parçası insanın içinde büyük kapılar açabiliyor. Benim için de “mak mek çekim eki mi?” sorusu böyle oldu.
Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve Eski Defterlerim
Kayseri’nin soğuğunu bilenler bilir. Kış akşamlarında sokaklar sessizleşir, insanlar evlerine çekilir. Ben de böyle akşamlarda daha çok düşünürüm. Çocukluğumdan beri yazıyla aram hep iyi oldu. Bir şey yaşadığımda, sevindiğimde, kırıldığımda veya kafama takılan bir konu olduğunda hemen defterime sarılırım.
O gün işten biraz yorgun dönmüştüm. Üzerimde günün ağırlığı vardı. Bazı günler insan hiçbir şey yapmak istemez ya, işte öyle bir ruh hâlindeydim. Bir yandan geleceğimi düşünüyordum, bir yandan geçmişte yaptığım hataları hatırlıyordum.
Defterimi açtım ve eski sayfalara göz attım. Yıllar önce yazdığım bir cümle dikkatimi çekti:
“Öğrenmek hiç bitmeyen bir yolculuk.”
Bu cümleyi yıllar önce yazmıştım ama o gece bana yeniden dokundu. Çünkü gerçekten de insan kaç yaşında olursa olsun öğrenmeye devam ediyor.
Tam o sırada aklıma Türkçe dersleri geldi. Okul zamanında bazı konuları ezberlemek için uğraşırdım. Bazılarını hemen anlardım, bazıları ise kafamı karıştırırdı. Özellikle ekler konusu benim için her zaman dikkat isteyen bir konuydu.
“Mak Mek” Ekleriyle Karşılaştığım O Eski An
Çocukken öğretmenimiz tahtaya bir kelime yazmıştı:
“Yazmak.”
Sonra bize dönüp sormuştu:
“Bu kelimedeki -mak eki nedir?”
Sınıfta herkes farklı cevaplar vermişti. Ben de biraz çekinerek düşünmüştüm. O an doğru cevabı bilemediğim için kendimi kötü hissetmiştim. İçimde küçük bir hayal kırıklığı oluşmuştu.
Bazen çocukken yaşadığımız küçük anlar, yıllar sonra bile hafızamızda kalıyor. O gün kendime “Ben Türkçeyi iyi öğrenmeliyim” diye söz vermiştim.
Yıllar sonra aynı konuyla tekrar karşılaşınca içimde hem heyecan hem de garip bir mutluluk hissettim.
“Mak mek çekim eki mi?”
Bu sorunun cevabını öğrenmek bana geçmişteki o küçük çocuğu hatırlattı.
Mak Mek Çekim Eki mi? Gerçek Cevabı Öğrendiğimde
Türkçede fiillerin sonuna gelen “-mak” ve “-mek” ekleri çekim eki değildir. Bu ekler fiillere gelerek onları isim-fiil hâline getirir. Yani fiilden isim yapan yapım ekleridir.
Örneğin:
- Okumak
- Yazmak
- Gezmek
- Sevmek
kelimelerinde bulunan “-mak” ve “-mek” ekleri, fiilleri isim görevine sokar.
“Okumak güzeldir.” dediğimizde “okumak” artık bir hareket bildiren fiil gibi değil, bir kavram gibi kullanılır.
“Gezmek bana iyi geliyor.” cümlesinde de aynı durum vardır.
Bu yüzden “mak mek çekim eki mi?” sorusunun cevabı hayırdır. -Mak ve -mek ekleri çekim eki değil, yapım ekidir.
Bunu öğrendiğimde içimde küçük bir rahatlama hissettim. Çünkü yıllar önce anlamakta zorlandığım bir konuyu artık daha iyi kavrayabiliyordum.
Bir Bilginin Bende Uyandırdığı Duygular
Belki bazı insanlara bu konu çok sıradan gelebilir. Sonuçta sadece bir dil bilgisi bilgisi. Ama benim için öyle değildi.
O gece defterime uzun uzun yazdım. Çünkü bazen hayatımızdaki küçük öğrenmeler bile bize büyük hisler yaşatır.
Ben geçmişte bazı şeyleri anlamadığım için kendime kızardım. “Neden daha iyi bilmiyorum?” diye düşündüğüm zamanlar olurdu. Bu düşünceler beni üzüyordu. Kendimi başkalarıyla kıyasladığım dönemler de oldu.
Ama zamanla şunu fark ettim:
İnsan bilmediği şeyleri öğrendikçe büyür.
Eksik olduğunu kabul etmek, aslında gelişmenin ilk adımıdır.
“Mak mek çekim eki mi?” sorusu bana sadece bir dil bilgisi kuralını öğretmedi. Bana sabırlı olmayı, öğrenmeye devam etmeyi ve geçmişteki kendime daha anlayışlı yaklaşmayı hatırlattı.
Günlüğümde Kalan Küçük Bir Hatıra
O gece günlük sayfama şöyle bir not düştüm:
“Bugün küçük bir soru sayesinde geçmişime gittim. Yıllar önce anlamadığım bir konuyu bugün öğrendim. Belki hayat da böyle. Bazı cevaplar hemen gelmiyor. Bazı şeyleri anlamak için zaman gerekiyor.”
Bu cümleleri yazarken gerçekten duygulandım. Çünkü insan bazen kendi değişimini fark etmiyor. Bir gün dönüp eski hâline baktığında ne kadar yol aldığını görüyor.
Ben de o gece bunu hissettim.
25 yaşında olmama rağmen hâlâ öğreniyorum, hâlâ şaşırıyorum, hâlâ bazı konularda kendimi geliştiriyorum. Aslında hayatın en güzel taraflarından biri de bu değil mi?
Her gün yeni bir şey fark etmek.
Türkçedeki Ekleri Öğrenmenin Bana Kattıkları
Türkçe çok zengin bir dil. Ekler sayesinde kelimeler değişiyor, anlamlar genişliyor ve yepyeni ifadeler ortaya çıkıyor.
Bir kelimenin sonundaki küçük bir ek bile büyük bir anlam farkı oluşturabiliyor.
Ben eskiden ekleri sadece sınavlarda karşıma çıkan konular olarak görürdüm. Ezberlenmesi gereken kurallar gibi düşünürdüm. Fakat zaman geçtikçe dilin aslında yaşayan bir yapı olduğunu fark ettim.
“Mak mek çekim eki mi?” sorusu da bunun güzel bir örneği.
Bir eki anlamak, aslında dilin nasıl çalıştığını anlamaktır. Kelimelerin nasıl büyüdüğünü, nasıl farklı anlamlara dönüştüğünü görmek insana ayrı bir keyif veriyor.
Bir Kahve, Bir Defter ve Yeni Bir Farkındalık
Ertesi gün sabah erkenden kalktım. Kayseri’nin serin havasında dışarı baktım. Elimde kahvem vardı. Bir önceki gece yazdığım günlük sayfasını tekrar okudum.
Gülümsedim.
Çünkü bazen insanın kendisiyle yaptığı küçük konuşmalar çok değerlidir.
O gün kendimi daha umutlu hissettim. Bir önceki günün yorgunluğu ve karamsarlığı biraz olsun azalmıştı.
Bir sorunun cevabını öğrenmek bile bana iyi gelmişti.
Belki de hayat tam olarak böyleydi. Büyük mutlulukları beklerken küçük güzellikleri kaçırıyorduk. Oysa bazen bir kelimenin anlamını öğrenmek, eski bir anıyı hatırlamak veya bir defter sayfasına birkaç cümle yazmak bile insanın içini değiştirebiliyordu.
Son Söz: Küçük Soruların Büyük Anlamları
Bugün geriye dönüp baktığımda “Mak mek çekim eki mi?” sorusunu düşündüğümde sadece bir dil bilgisi konusu görmüyorum.
Ben o soruda çocukluğumu görüyorum.
Tahtanın önünde heyecanlanan küçük hâlimi görüyorum.
Bilmediği bir şey yüzünden üzülen ama öğrenmeye devam eden yanımı görüyorum.
Ve en önemlisi, hâlâ gelişmeye devam eden kendimi görüyorum.
Cevabı tekrar hatırlamak gerekirse: “-mak” ve “-mek” ekleri çekim eki değildir. Bunlar fiilleri isimleştiren yapım ekleridir.
Ama benim için bu eklerin anlamı sadece bundan ibaret değil.
Onlar bana öğrenmenin yaşının olmadığını, küçük bilgilerin bile büyük duygular taşıyabileceğini ve insanın her zaman kendini yenileyebileceğini hatırlatıyor.
Bazen bir kelime, bir soru veya tek bir ek bile insanın hayatında küçük bir iz bırakabiliyor.
Benim için o iz, soğuk bir Kayseri akşamında açtığım eski bir defterin sayfalarında kaldı.